Çevre ve Doğa Sevgisi
08.09.2021 - 9:37

Osman Tüzün

Osman Tüzün

Saygıdeğer okurlarım, aziz  hemşerilerim, bir süreden beri  çevreyle ilgili  konuları yazmaya ara verdiğimi  biliyorsunuz.. Fakat Allah tarafından bahşedilen insanlarında üzerinde hayat buldukları, yaşamları için vazgeçilmez olan çevreden bahsetmemek bence bir eksiklik olur. Bu nedenle dünyamızın korunması için tüm gönüllerde ''ÇEVRE VE DOĞA SEVGİSİ'' anlayışının ebedileşmesi için çevreden bahsetmenin şart olduğu  ve çevreyi korumak hepimizin görevi olduğunu düşünüyorum.. Canlı hayatın temeli; hava, toprak ve sudur.. Hayat kaynağımız olan toprağı, havayı ve suyu korumak, planlı kullanmak ve verimli hale getirmek en önemli görevimiz ve sorumluluğumuz olmalıdır..

Saygıdeğer okurlarım, çevreci olmak ve konuya önem vermek gerçekten bir sevgi, sevme ve gönül olayıdır. Yolu sevgiden ve saygıdan geçenler, Rabbimiz tarafından verilen hayatın değerini bilenler ve bu hayatın baki olmadığını düşünen kişilerdir. Ayrıca yaratılanların hikmetini bilirler ve yaratılanların korunmasına önem verirler..

Ülkemiz  dünyanın en güzel konumda olan; Allah’ın bize vermiş olduğu hepimiz için mübarek olan bir bölgedir.. Yine ülkemiz de Flora ve fauna (bitki-yayvan) çeşitliliği açısından zengin bir ülkedir. Bu zenginliğimiz yanında, yanlış sanayileşme ve gereksiz zirai ilaç kullanmamız sonucunda canlıların korunması, çoğalmaya ve beslenmeleri tehlikeyle karşı karşıya kalınmaktadır. Burada hayvan ve bitkinin yani canlı türlerinin doğada yaptıkları dengeyi nasıl sağlayabildikleri görev rolleri üstlenmelerinin, insanların yaşamlarını nasıl kolay hale getirdiği açıkça ortadadır. Burada net anlaşılıyor ki, doğadaki bütün canlılar insanların yaşam kaynağının en önemli unsurudur. Bu dengenin bozulması halinde insan yaşamının da bozulacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın. İnsan hayatında bu kadar önemli olan canlıların ülkemizde ki ''tür' 'zenginlik te hepimizi sevindirecek bir durumdur..

Türkiye’miz, biyolojik zenginlik bakımından da önemli bir yerdedir. Anadolu’muzdaki bitki tür sayısının hemen hemen Avrupa Kıta’sındaki tür sayısına eşittir. Hayvan türlerinin sayısı ise Avrupa Kıta’sındaki tür sayısından çok daha fazladır. Anadolu'muz birçok bitki ve hayvan türünün ana vatan olarak bilinmektedir. Örneğin; badem, kayısı, buğday, nohut, mercimek, incir, lale, çiğdem gibi bitkilerin ana vatanı Anadolu topraklarıdır.

İnsan yaşamında bu kadar önemli olan canlıların korunması ve yaşamlarını deruhte etmeleri için biz ne yapıyoruz diye acaba kendimize soru sorabiliyor muyuz? , Bu soruya cevabımız evet ise gönülden çevreci olduğumuz için hep beraber ve beraberce alkış diyelim..

Aziz dost ve saygıdeğer okurlarımı gönülden alkışlarken, yeni bir haftada görüşmek ümidiyle, hepinize saygılarımı iletiyor, Allah'a emanet olunuz.. Her şeyin gönlünüzce olmasını diliyorum..

 

 

  • Beğen
YORUM YAZIN