Orta Vadeli Program (OVP) milletin derdine derman olur mu?
07.09.2021 - 15:14

Cahit İlhan

Cahit İlhan

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, şu anda genel olarak iktidara ve onu oluşturan partiye baktığımızda AK Parti başka, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bambaşkaymış görüntüsü veriyor.

Bakanlar da Cumhurbaşkanının ekibi, özellikle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin performansları da dikkat çekiyor.

Şöyle bir şey oldu, liseye giden oğlum sabah servis bekliyor, servis söylenen saatten bir saat sonra geliyor, tabi biz anne ve baba olarak kaygılanıyoruz, epey bir mücadele veriyoruz, servis şirketine ulaşamaya çalışıyoruz ulaşamıyoruz, derken ben bir sosyal medyada paylaşım yapıyorum, beklentiler eğitimde dünyanın en iyisi, netice ise 1 saat gelmeyen servis, şeklinde…

Hilafsız söylüyorum beş dakika geçmedi paylaşım yaptığım sosyal medya platformundaki özel mesaj alanıma bir mesaj geldi, telefonumu istiyordu, yazdım ve yine 5 dakika geçmedi bir numara beni arıyor.

Baktım arayan İl Milli Eğitim Müdürü…

Tabi biraz da yorumu yazdığım için utandım ama daha önemlisi devletin bu kadar dinamik olmasını beklemiyordum.

Bu takdir edilmesi gereken bir durumdur, bunu ifade etmeliyim.

Devletimiz dinamik ve vatandaşını önemsiyor, bu gerçekten çok önemli.

Neyse, işte Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın performansı da buna benziyor, gerçekten müthiş, yaşının çok çok üzerinde bir dinamizm ve özellikle iki konunun üzerinde duruyor, birincisi biz halktan gelen bir iktidarız, halktan kopmadık, ikincisi ise hala yapacağımız çok şey var…

AK Partililerin bu iki mottoyu, bu motivasyonu anladığını çok sanmıyorum ifade edeyim ama Cumhurbaşkanımız bu dinamizmle aktif bir şekilde üst düzey bir performansla çalışmalarını yürütüyor. Orta Vadeli Program (OVP) olarak ifade edebileceğimiz ekonomik programın açıklanmasını da bu açıdan değerlendirmeliyiz, diye düşünüyorum.

Program çok yönlü, ihracattan eğitime, çevreden şehirciliğe kadar çok geniş bir alanı kapsıyor. Özellikle ihracatın hem dönüşümü, modern ülkelerde ve çağın son raddesi ile uyumlu hem de çok geniş bir alanı kapsayacak şekilde artırılması öngörülüyor.

İhracat demek üretim demektir, ben üretimin olduğu her programı severim, yerli ve milli üretim özellikle…

Sizi rakamlara boğmak istemiyorum ama şu kadarını da yazayım; programda, ihracatın 2024 yılında 255 Milyar Doları aşması öngörülüyor. Enflasyonda bir düşüş öngörülmüş ve enflasyonun bu yıl yüzde 16,2 olacağı tahmin edilirken, gelecek yıl için yüzde 9,8, 2023 için yüzde 8, 2024 için yüzde 7,6 olarak hedef konmuş. Gerçekçi mi? Bilemiyorum, tutturulabilirse özellikle özel sektörde çalışan orta ve altı kesimin çok rahatlatılabileceğini, milletimizin alım gücünün artırılabileceğini ifade etmek isterim.

Bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2022'de yüzde 3,5, program dönemi sonunda ise yüzde 2,9 olarak gerçekleşeceği öngörülmüş, bu da gerçekçi mi değil mi önümüzdeki süreçte göreceğiz. Pandeminin ve doğal afetlerin bütçe açığını artırdığını hesaba katarak biraz temkinli duruyorum ama biliyorsunuz eskiden AK Parti bütçe hedefleri hep tutuyordu, ne diyelim, umarız bu da tutar.

İşsizlik oranının bu yılsonunda yüzde 12,6 olacağına yer verilmiş, gelecek yıl hedefi yüzde 12, 2023 yılı için yüzde 11,4 ve 2024 için ise yüzde 10,9 olarak ifade edilmiş.

İşsizlik konusunda da fabrika açmadan, iş yeri açmadan işsizliğin bitmeyeceği kesin, bunu da belirtelim. Keşke ülkemizde bolca milli ve yerli üretimin yapılacağı fabrikalar açılsa da işsizlikte doğal olarak azalsa… Genç işsizliğin bu noktada çok dikkate alınması gerektiğini, erken emekliliğin çıkarılarak da bu anlamda ciddi bir ivmenin kazanılabileceğini de belirtelim.

Türk Lirasının güçlenmesi de öngörülüyor, yüzde 12 gibi bir orana ulaşılacağı belirtilmiş TL Dolar değişiminde, sonraki yıllar bu değişim yüzde 5 olarak hedeflenmiş. Doların düşürülmek istendiğini görebiliyoruz ama bunun kolay olmayacağının da bilindiğini anlıyoruz.

GSYH'nin 2024'te 1 Trilyon Doların üzerine çıkması öngörülüyor. Umarız bu başarılır, başarılabilirse 2030’lu yıllara Türkiye çok güçlü girer.

Neyse, Kabine Toplantısı sonrasında Cumhurbaşkanımızın açıklamalarında kararlılık vurgusu vardı, özellikle israfın önlenmesi, sıkı tedbirlere herkesim uyması konusu Cumhurbaşkanımızın üzerinde durduğu konulardandı.

Bütün bunlarla birlikte 2023’ten bir yıl önce enflasyon kontrol altına alınmış olmazsa, Türk Lirasının alım gücünün bu hızla düşmeye devam etmesi durdurulmazsa çok açık yazıyorum bu belge bir anlam ifade etmez.

Ama bu başarılabilirse o zaman işler değişir.

Başarılabilir mi?

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sistematiği ile devam edilirse başarılır ama artık çok daha farklı donelerden, etmenlerden, faktörlerden bahsetmek zorunda olduğumuz gerçeğini bilerek bunu ifade edelim.

Şunu da yazayım, konu hamasetle çözülmez, millet seçim zamanı inanın hamasete hiç bakmaz.

Peki, neye bakar?

Cebine bakar, neye bakacak.

Program güzel, uygulanırsa başarılı olunur, enflasyon çok önemli, enflasyon ve faiz inmeden, milletin alım gücü artmadan programın bir önemi olmaz, diye de yazdıklarımızı özetleyelim…

Önemli süreçlere giriyoruz ve öyle anlaşılıyor ki Cumhurbaşkanımız bu sürecin ne anlama geldiğini çok net biliyor, umarız yanındakiler de, bütün kadrolar da bu bilinçle hareket eder.

 

 

  • Beğen
YORUM YAZIN