Bakan Hakan Fidan: Bugüne kadar 170 vatandaşımız ve yakınlarının Gazze'den çıkışı sağlanmıştır
2023-11-20 - 22:19
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Bakanlığının 2024 yılı bütçesinin sunumunu yapan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Bugüne kadar 170 vatandaşımız ve yakınlarının Gazze'den çıkışı sağlanmıştır." dedi.

Komisyonda AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanandı.

Dışişleri Bakanı Fidan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlarının 2024 yılı bütçesinin sunumunu yaptı.

Dışişleri Bakanlığı olarak 2023'te bölgede barış ve güvenliğin tesisi, refah ortamının geliştirilmesi, dış ilişkilerin yapısal zeminde güçlendirilmesi ve küresel hedeflerin ilerletilmesi yönünde tüm güçleriyle çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Fidan, milli dış politika izlediklerini söyledi.

Fidan, silahlı çatışmalar, terörizm, düzensiz göç, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı gibi çeşitli sınamaların birbirini tetiklediğini ve beslediğini belirterek, "Bu ortamda artan imkan ve kabiliyetlerimizle, geniş bir bakış açısıyla yumuşak ve sert güç unsurlarını kullanarak sahada ve masada güçlü bir diplomasiyi yürütmekteyiz." dedi.

7 Ekim'den bu yana Gazze'deki "İsrail vahşeti neticesinde" Filistin halkının insanlık trajedisi yaşadığına dikkati çeken Fidan, "Hamas'ı yok etme adına Gazze'nin topyekun hedef alınması, hastanelerin, okulların, camilerin bombalanması karşısında sessiz kalamayız." diye konuştu.

Fidan, "Türkiye, devam eden katliamın durması, vahşetin son bulması ve bölgedeki gerilimin daha fazla tırmanmaması adına krizin ilk gününden bu yana yoğun bir diplomasi trafiği içerisindedir." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail ve Filistin devlet başkanları da dahil birçok liderle temaslarda bulunduğunu kaydeden Fidan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Ortak Zirvesi'nde "İsrail saldırılarının bir an önce durdurulması, iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi" mesajının verildiğini söyledi.

Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın liderliğinde İstanbul'da yapılan "Filistin İçin Tek Yürek" zirvesindeki barış çağrısının "küresel vicdanın sesi olduğunu" dile getirdi.

Bölge ülkelerinin tek sesle İsrail'e tepki göstermelerinin İsrail üzerinde kolektif baskı uygulanması bakımından önemli olduğunu vurgulayan Fidan, "Artık Batı, bu noktada moral üstünlüğünü tamamıyla kaybetmiş durumdadır. Buradan sonra gidecek bir yer de yoktur." değerlendirmesini yaptı.

Fidan, TBMM'nin uluslararası platformlarda çözüme yönelik çabalarının Türk milletinin bu konudaki iradesini yansıtması bakımından özellikle değerli olduğunu dile getirdi.

- "170 vatandaşımız ve yakınlarının Gazze'den çıkışı sağlandı"

Dışişleri Bakanlığının ilgili tüm kurumlarıyla eş güdümün sağlanması ve yardımların yerlerine ulaştırılması için azami gayret gösterdiğini kaydeden Fidan, "Şimdiye kadar 11 uçak dolusu insani yardım malzemesini Gazze'ye ulaştırmak üzere Mısır'a göndermiş bulunuyoruz. Sahra hastaneleri, tıbbi ekipman, ilaç ve diğer yardım malzemeleriyle dolu büyük bir gemimiz de Mısır'a ulaşmıştır." diye konuştu.

Gazze Şeridi'nde bulunan Türkiye-Filistin Dostluk Hastanesi'ndeki yaralıların tedavisine yönelik yoğun temaslarının olduğunu dile getiren Fidan, "Gazze'den çıkışlarını sağladığımız 27 hasta ve 12 refakatçi Ankara'ya getirilmiş, 61 hasta ve 49 refakatçi ise dün akşam Mısır'a geçirilmiştir." bilgisini paylaştı.

Bakan Fidan, "Aynı zamanda bugüne kadar 170 vatandaşımız ve yakınlarının Gazze'den çıkışı sağlanmıştır." dedi.

Fidan, bugün ve gelecek günlerde de Gazze'den çıkışların devam edeceğini vurguladı.

Bakan Fidan, 983 Türk vatandaşının ve aile yakınlarının Gazze'den tahliyesi için İsrail ve Mısır makamlarıyla teması sürdürdüklerini belirtti.

Türkiye'nin Gazze'de ateşkesin sağlanması, insani yardımların Gazze'ye ulaşması ve Filistinlilerin yerlerinden edilmelerinin engellenmesi için çaba sarf ettiğine dikkati çeken Fidan, gerilimin bölgesel çatışmaya dönüşmemesi için de temaslarda bulunduğunu söyledi.

Fidan, "iki devletli çözüm" doğrultusunda, kalıcı barışın sağlanması yönünde girişimleri yoğunlaştırdıklarına işaret ederek, "Filistin meselesinin kökeninde yatan derin, tarihi adaletsizlikler ve hukuksuzluklar telafi edilmeden bölgedeki şiddet sarmalının kırılması mümkün değildir. Gazze’deki yasa dışı kuşatmanın, insanlık dışı saldırıların halen devam etmesi utanç vericidir. Daha da vahim olan ise İsrail üzerinde nüfuz sahibi Batılı ülkelerin Gazze’deki vahşet karşısında sessizliğe bürünmeleri ve İsrail’e kayıtsız şartsız destek vermeleridir." diye konuştu.

Son gelişmelerin, Filistin meselesinin adil siyasi çözüme kavuşturulmadan bölge ve dünyada kalıcı barış ve istikrar tesis edilemeyeceğini bir kez daha gösterdiğini kaydeden Fidan, "Bunun tek yolu 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğünü haiz bir Filistin Devleti'nin kurulmasıdır. Bu nedenle, iki devletli çözüm vizyonunu her platformda savunmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

- Rusya-Ukrayna Savaşı, Suriye ve Irak

Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın bölgesel ve küresel etkilerinin azaltılmasına yönelik çabaları bu yıl da hız kesmeden sürdürdüklerini ve Karadeniz Tahıl Girişimi'nin yıl ortasına kadar devamını sağladıklarını belirterek, "Girişimin faal olduğu bir yıllık süre zarfında yaklaşık 33 milyon ton tahıl ürününün dünyaya ulaştırılmasına vesile olduk." dedi.

Karadeniz Tahıl Girişimi'nin yeniden canlandırılması çalışmalarına da ağırlık verdiklerini vurgulayan Fidan, "Rusya ile muhafaza ettiğimiz doğrudan iletişim kanallarından istifadeyle savaşın adil barış temelinde sonuçlanması için çabalarımızı sürdürmekteyiz." diye konuştu.

Fidan, Suriye'nin Türk dış politikasının öncelikli başlıklarından biri olmayı sürdürdüğünü dile getirerek, Suriye sahasında önceliklerinin PKK/YPG ve DEAŞ başta olmak üzere terör tehdidini yok etmek olduğunu söyledi.

Bazı ülkelerin terör örgütü DEAŞ'la mücadele kisvesi altında PKK/YPG terör örgütüne desteğini sürdürdüğüne işaret eden Fidan, "Bunun stratejik bir hata olduğunu ve DEAŞ'la mücadelede meşru ortaklara güvenmelerinin esas olduğunu defaatle vurguluyoruz." dedi.

Irak ile ilişkileri her boyutuyla geliştirme ve daha kurumsal hale getirme yönünde ortak siyasi iradeye sahip olduklarını anlatan Fidan, Irak'taki PKK terör örgütü ve uzantılarına yönelik mücadeleyi hız kesmeden sürdürdüklerini, gerekli gördükleri güvenlik önlemlerini uygulamakta bir an için tereddüt etmediklerini vurguladı.

- İran ve Azerbaycan

Afganistan'da insani yardımları kesintisiz devam ettirdiklerini dile getiren Fidan, Taliban hükümetiyle pragmatik angajmanı sürdürdüklerini söyledi.

Fidan, İran ile ilişkileri ortak menfaatler temelinde her alanda geliştirmeye gayret ettiklerini belirterek, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin Türkiye'yi ziyareti vesilesiyle Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi 8'inci toplantısını yapacaklarını kaydetti.

Bakan Fidan, İran ile belirledikleri 30 milyar dolar ikili ticaret hedefine ulaşmak için çalıştıklarının altını çizdi.

Azerbaycan'ın işgalden kurtardığı toprakların yeniden imarı ve ihyası da dahil olmak üzere Güney Kafkasya genelinde kalıcı barış ve istikrar çabalarında tam bir dayanışma içinde hareket ettiklerine dikkati çeken Fidan, "Azerbaycan'ın teklif ettiği barış anlaşmasına Ermenistan'ın aynı yapıcı yaklaşımla karşılık vermesi gerektiği yönündeki tutumumuzu sürdürmekteyiz." dedi.

- Avrupa Birliği

Bakan Fidan, Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin somut ve olumlu gündem temelinde ilerletilmesinin önemini vurgulayarak, Türkiye'nin, AB üyeliği hedefine bağlılığını koruduğunu, her alanda işbirliği ve diyaloğu geliştirmek için yapıcı politikalar izlemeye devam ettiğini söyledi.

AB'nin zaman zaman stratejik vizyon sergilemekten uzak olduğunu son olarak AB Komisyonunun 2023 Türkiye Raporu örneğinde gördüklerini aktaran Fidan, "Karşı karşıya olduğumuz meydan okumalar, Türkiye-AB ilişkilerinin bazı üye ülkelerin dar görüşlü çıkar arayışlarına indirgenemeyecek kadar stratejik olduğunu göstermektedir. AB'den temel beklentimiz, aramızdaki işbirliğine ve somut üyelik sürecimize yeniden ivme kazandıracak somut ve anlamlı adımlar atmasıdır." diye konuştu.

Türkiye'nin bölgesel krizlerin ortasında istikrar ve refah aktörü olarak ağırlığı ve rolünün belli olduğunu dile getiren Fidan, AB'nin katılım süreci de dahil tüm stratejilerinde bu rolü hesaba katmasının hem Türkiye hem AB için kazanç olacağını ifade etti.

- KKTC ve Yunanistan

Fidan, Kıbrıs meselesinin ortaya çıkmasının 60. yılında olduklarını belirterek, "Meselenin adadaki gerçekler temelinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözüme kavuşturulmasının anahtarı Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesidir. Şayet bir müzakere olacaksa bu iki toplum arasında değil iki devlet arasında olacak, müzakere masasına oturmadan önce iki tarafın da statüleri eşitlenecektir." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'de hak ve çıkarlarını hassasiyetle korumayı sürdüreceklerine dikkati çekerek, Yunanistan'la ilişkileri, olumlu gündem temelinde samimi ve yapıcı bir diyalogla ilerletmeyi arzuladıklarını dile getirdi.

Fidan, "Yunanistan'la ilişkilerimiz son dönemde karşılıklı sergilenen dayanışma diplomasisinin de yardımıyla olumlu yönde evrilmektedir." dedi.

Yıl içinde yaptıkları üst düzey görüşmelerde pozitif gündemin geliştirilmesine yönelik çabaları yoğunlaştırarak mevcut diyalog mekanizmalarını yeniden canlandırdıklarını kaydeden Fidan, 7 Aralık'ta Atina'da düzenlenmesi kararlaştırılan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi 5. Toplantısı için hazırlıkları sürdürdüklerini söyledi.

- Balkanlar

Fidan, Türkiye'nin Balkanlarda yürüttüğü "aktif ve kapsayıcı dış politika" çerçevesinde, bölgede istikrar ve refahın korunması için çaba gösterildiğini belirterek, "Bölgede artan gerginliğin yatıştırılması, bölgesel iş birliği ve siyasi diyaloğun devam etmesi için karşılıklı üst düzey ziyaretlerde gerçekleştirerek çalışmaktayız." ifadelerini kullandı.

Öte yandan, soydaş ve akraba topluluklar başta olmak üzere bölgedeki tüm halkların refah ve huzurunu artırmaya yönelik politikalar izlemeye devam edildiğini dile getiren Fidan, "Avrupa-Atlantik güvenliğinin yapıtaşlarından biri olarak gördüğümüz NATO’nun güncel tehditlerle mücadelesinde yönlendirici roller üstleniyoruz." dedi.

- ABD

ABD yönetimiyle yıl boyunca temasların sürdüğünü aktaran Fidan, yapılan görüşmelerde, ABD’nin YPG-PKK ile yaptığı işbirliğinin, FETÖ terör örgütünün ABD'deki varlığının, müttefiklik ruhu ile bağdaşmadığının vurgulandığını söyledi.

Fidan, ABD'nin, Türkiye'nin milli güvenliğini doğrudan etkileyen konulardaki yanlış tutumunu düzeltecek somut adımlar atması gerektiğinin defalarca belirtildiğini kaydederek, "Bu bağlamda, F-16 tedarik ve modernizasyon talebimizin herhangi bir koşul ve sınırlama olmaksızın bir an önce sonuçlandırılması yönündeki beklentimizi her seviyede gündeme getirdik. Öte yandan ABD ile ortak çıkarlara sahip olduğumuz birçok bölgesel ve küresel meselede işbirliğine de devam etmekteyiz." dedi.

- Körfez ülkeleri

Bakan Fidan, Körfez ülkeleriyle stratejik işbirliğinin üst düzey ziyaretler, ikili anlaşmalar ve yüksek düzeyli işbirliği mekanizmaları vasıtasıyla daha da ileriye taşındığını söyleyerek, siyasi ilişkilerde yaşanan gelişmelerin diğer meselelerde de olumlu etkilerinin görüldüğünü anlattı.

Fidan, "Türkiye ile Körfez işbirliği konseyi üyesi altı ülke arasında toplam ticaret hacmi son 20 yılda 12 kattan fazla büyümüştür. Sayın Cumhurbaşkanımızın temmuz ayında gerçekleştirdiği Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ziyaretleri ve bu ziyaretler sırasında imzalanan anlaşmalar, bu anlamda önemli bir adımı teşkil etmektedir." diye konuştu.

Yemen'in toprak bütünlüğünden yana bir yaklaşım izlediklerini dile getiren Fidan, ülkedeki insani ve siyasi krize çözüm çabalarının diyalog ve arabuluculuk temelli devam edeceğini vurguladı.

Türkiye-Mısır ikili ilişkilerinin karşılıklı büyükelçi atanmasıyla yeni bir döneme girildiğine dikkati çeken Fidan, "Mısır yönetimiyle anlayış birliği ve ortak irademiz çerçevesinde ilişkilerimizi karşılıklı temas ve ziyaretlerle çeşitlendirerek geliştirmekteyiz. İki ülke halkının ve bölgenin yararına olacak şekilde ticaret ve ekonomi başta olmak üzere iş birliği mekanizmalarımızı canlandırıyoruz." dedi.

Fidan, Türkiye-Cezayir ilişkilerinde son üç yılda kayda değer ilerleme sağlandığını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın Cezayir'e resmi ziyarette bulunacağını söyledi.

Bakan Fidan, Libya'da da ülkenin birlik ve bütünlüğünü koruyacak ve kalıcı istikrarın tesisine imkan sağlayacak siyasi çözümün temini yönündeki çabaların devam ettiğini vurguladı.

"Yüce meclisimizin 2022 Haziran ayında 18 ay süreyle yenilediği yetkiyle sahadaki denge ve sükunetin korunmasına, ülkenin yeni çatışmalarını sürüklenmesine engel olmaya ve siyasi sürecin ilerleyebileceği ortamın devamına çalışıyoruz.” diyen Fidan, Libya’nın doğusu, batısı ve güneyindeki tüm kesimlerle diyaloğu geliştirmeyi sürdüreceklerini anlattı.

Fidan, Bingazi başkonsolosluğunun yakın zamanda yeniden faaliyete geçirileceğini bildirdi.

- Orta Asya

Bakan Fidan, Orta Asya’daki kardeş cumhuriyetlerle, ekonomiden enerjiye, eğitimden kültüre, ulaşımdan savunma sanayine, turizm, tarım ve sağlık sektörlerinde pek çok alandaki yakın iş birliğini güçlendirme çabalarının yıl içerisinde sürdürüldüğünü belirtti.

Türkiye’nin bölgedeki ilk beş yatırımcı arasında yer aldığını ve ticaret hacmindeki artış eğiliminin de devam ettiğini söyleyen Fidan, "Türk devletleri teşkilatının güçlendirilmesine, Türk dünyasının birlikte daha güçlü kılınmasına yönelik çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürmekteyiz. Teşkilat bünyesinde, İstanbul merkezli Türk yatırım fonunun kurulması ve afetlerle ortak mücadele için sivil koruma mekanizmasının hayata geçirilmesi kararları son bir senede, somut adımlarımızdan sadece bazılarıdır." dedi.

- Afrika

Fidan, Afrika kıtasındaki ülkelerde barış, istikrar, ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunulduğunu aktararak, 2005 yılında Afrika Birliğine gözlemci üye olan Türkiye'nin 2008 yılındaki zirvede kıtanın stratejik ortağı ilan edildiğini anımsattı.

Türkiye’nin 2013'te ilan ettiği Afrika Ortaklık Politikası'nın başarıyla sürdürüldüğünü vurgulayan Fidan, "G20 üyeliğini desteklediğimiz Afrika Birliğinin, Yeni Delhi'de bu yıl yapılan zirvede üyeliğe kabul edilmesini de memnuniyetle karşıladık." diye konuştu.

- Latin Amerika ve Karayipler

Bakan Fidan, değişen küresel dinamikler çerçevesinde, vizyoner bir anlayışla hayata geçirilen Latin Amerika ve Karayipler açılım politikasının meyvelerini verdiğine işaret etti.

Türkiye’nin, 18 büyükelçisiyle, Türk Hava Yollarının seferleriyle, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Yunus Emre Enstitüsü ve Maarif Vakfı başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla Latin Amerika ve Karayipler'de etkin varlık gösterdiğini dile getiren Fidan, şunları söyledi:

"Latin Amerika açılımımız, aradan geçen 25 yılı aşkın süre içerisinde test edilen güçlü zemin ve kurulan bağlar temelinde daha da verimli bir evreye geçme aşamasındadır. Bölgeyle ilişkilerimize ivme kazandırarak daha sistematik bir ortaklığın tesisini ve açılım politikamızı karşılıklı güven temelinde Türkiye Latin Amerika ve Karayipler ortaklık politikasına dönüştürmeyi hedefliyoruz."

- Asya ülkeleri

Fidan, Asya ülkeleriyle uzun geçmişe dayalı ilişkileri, karşılıklı yarar ve ortak öncelikler temelinde geleceğe taşımak üzere başlatılan Asya girişiminin 4'üncü yılını doldurduğunu belirtti.

Bakan Fidan, "Girişimin ilk aşamasındaki hedeflerine ulaşmış durumdayız, çok sayıda kıta ülkesiyle işbirliğimizin kapsamını genişlettik, ikili işbirliği mekanizmalarına canlılık kazandırdık." ifadesini kullandı.

- Terörle mücadele

Fidan, terör örgütlerinin etki alanlarını genişlettiğini, faaliyet kapasitelerini teknolojik gelişmeleri kapsayacak şekilde zenginleştirdiğini kaydederek, "Gerek ülkemize gerek bölgemize yönelik en ciddi tehditlerden birini oluşturmaya devam eden PKK/YPG terör örgütüyle mücadelemizde üçüncü taraflara uyarılarımızı yapıyor ve gereken adımları atıyoruz, atmaya da devam edeceğiz." dedi.

FETÖ terör örgütünün yurt dışı faaliyetlerinin yakından takip edildiğini ve bu örgütün aynı zamanda bir istihbarat ve suç şebekesi olduğu gerçeğinin muhataplara aktarıldığını dile getiren Fidan, DEAŞ ile mücadelede ülke içinde ve dışında önemli operasyonlar gerçekleştirildiğini vurguladı.

Fidan, FETÖ'nün Afrika'da artan faaliyetlerinin ve Afganistan’daki varlığının uluslararası aktörlerle işbirliği halinde takip edildiğini söyledi.

Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı sınamaların, etkin tarafsızlığa duyulan ihtiyacı çok net bir biçimde gözler önüne serdiğini söyleyen Fidan, "İstanbul'un, New York veya Cenevre gibi çok taraflı diplomasinin başkentlerinden biri haline getirilmesi vizyonumuz çerçevesinde, 12 Birleşmiş Milletler kuruluşunun İstanbul'da bölgesel ve küresel mevcudiyet tesis etmesini sağladık." bilgisini paylaştı.

Fidan, bu sayının ilerleyen dönemlerde artırılmasının hedeflendiğini belirterek, Türkiye’nin, bunları yaparken Birleşmiş Milletlerin (BM) eksikliklerini, aksayan yönlerinin de en sık ve en güçlü bir şekilde dile getiren ülke olduğunu vurguladı.

İsrail-Filistin konusuna değinen Fidan, "Son olarak İsrail Filistin bağlamında yaşanan gelişmeler karşısında BM Güvenlik Konseyinin gösterdiği atalet, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın dünyanın her köşesinde yankı bulan dünya beşten büyüktür çağrısının haklılığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Daha demokratik, şeffaf, etkin hesap verebilir ve temsil niteliğine haiz bir Güvenlik Konseyi hedefi doğrultusunda reform çağrımızı yüksek sesle dile getirmeyi sürdüreceğiz." diye konuştu.

- Yurt dışında yaşayan vatandaşlar

Bakan Fidan, yurt dışındaki Türk vatandaşları ve soydaşlara yönelik faaliyetlerin 2023'te de sürdürüldüğüne işaret ederek, "Konsolosluk hizmetlerine getirdiğimiz yeniliklerle, yurt dışında yaşayan vatandaşlarına en fazla sayı ve çeşitlilikte hizmet sunan ülkelerin başında gelmekteyiz. Dış temsilciliklerimizde vatandaşlarımıza yetmişi aşkın türde konsolosluk hizmeti sunmaktayız." dedi.

Bu yılın başından beri gerçekleştirilen konsolosluk işlem sayısının 3 milyona yaklaştığını dile getiren Fidan, temsilciliklere uzak olan vatandaşlara ulaşmak amacıyla başlatılan uygulama çerçevesinde 2023'te 62 gezici konsolosluk hizmeti verildiğini kaydetti.

Fidan, yurt dışındaki vatandaşların sağlık ve esenliğin korunmasının temel öncelik olduğuna dikkati çekerek, Kovid-19 döneminde, 142 ülkedeki Türk vatandaşının ülkeye dönüşünün sağlandığını, Libya, Yemen, Afganistan, Kazakistan ve Ukrayna'dan başarılı tahliye operasyonları gerçekleştirildiğini hatırlattı.

2023'te Sudan’dan 421'i yabancı ülke vatandaşı olmak üzere toplam 2 bin 434 kişinin Türkiye'ye tahliye edildiğini belirten Bakan Fidan, "Son olarak yerel makamlardan alınan, özel izinle düzenlenen Türk Hava Yolları seferleriyle Nijer'de 54 Türk vatandaşı ve 169 yabancı ülke vatandaşının ülkemize naklini sağladık." diye konuştu.

Fidan, Gazze'deki tahliye çalışmalarına da yoğun bir şekilde devam edildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Diğer taraftan bulunduğu ülkelerdeki tedavilerin yapılması mümkün olmayan, 121 kişi temsilcilerinin koordinasyonunda, Sağlık Bakanlığı tarafından ambulans uçakla ülkemize getirerek, ileri tedavi imkanlarına kavuşturuldu."

- Yurt dışında yaşayan vatandaşların seçimlere katılımı

Fidan, büyük başarı gösterilen bir başka alanın da, yurt dışında kurulan sandıklar aracılığıyla Türk vatandaşlarının seçimlere katılımını temin etmek olduğunu söyledi.

"Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi kapsamında 73 ülkedeki 151 temsilciliğimizde ve 16 şehirde 167 noktada sandık kurduk. Konsolos hizmetlerimiz kapsamını genişletmenin etkinliğini artırmanın yanı sıra vatandaşlarımızın ve soydaşlarımızın hak ve çıkarlarının koruması da önceliklerimiz arasında yer alıyor." diyen Fidan, dünyanın neresinde olursa olsun vatandaşların Türkiye'nin şefkatli gücünü hissetmelerini sağlamak için çalıştıklarını dile getirdi.

Fidan, İslam düşmanlığının, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm dünyada ürkütücü bir boyuta ulaştığına, ulusal ve uluslararası düzeyde acil tedbirler alınması gerektiğine dikkati çekerek, "Tüm uluslararası platformlarda İslam karşıtlığıyla mücadeleye dair girişimleri desteklemeye devam edeceğiz." dedi.

Dışişleri Bakanlığının dış teşkilatını genişletmeyi ve kuvvetlendirmeyi sürdürdüklerini anlatan Fidan şunları kaydetti:

"Bugün dünyada en geniş dış temsilcilik ağına sahip ilk 5 ülke arasında yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz. Değerli milletvekilleri, bakanlığımızın dünya ölçeğinde bir Dışişleri Bakanlığı olması için gereken fiziki koşulların iyileştirilmesi, personel ve teknoloji alanlarında da çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Türkiye Yüzyılı'nda, dijital çağın sunduğu imkanlardan yararlanarak teşkilatımızın ve vatandaşlarımızın yeni boyutlar kazanan ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik önem atfediyoruz.

Siber uzay, yapay zeka ve kuantum gibi çığır açan ilerlemeler konusunda uluslararası alanda cereyan eden gelişmeleri de yakından takip etmekteyiz. Teknolojinin büyük bir hızla geliştiği bu dönemde, Dışişleri Bakanlığı olarak kurumsal yapımızı ve teşkilatlanmamızı güçlendirmeye, fiziki imkanlarımızı ve teknik altyapımızı iyileştirmeye odaklandık."

Fidan, etkin dış politika ve temsilcilik sayısındaki artış çerçevesinde, nitelikli personel ihtiyacının karşılamak üzere diplomatik kariyer memuru alımlarının devam ettiğini aktardı.

Dışişleri Bakanlığına tahsis edilen bütçenin, ülkenin menfaatlerinin yanı sıra yurt dışındaki vatandaşların hak ve çıkarlarının korunması amacıyla, tasarruf tedbirlerine riayet edilerek etkin şekilde kullanıldığını vurgulayan Fidan, "2022 yılı kesin hesabına göre bakanlığımıza 7,5 milyar TL ödenek tahsis edilmiş, yıl içerisinde aktarılan ilave 3,5 milyar TL ile toplam ödeneğin bize 10,9 milyar TL'ye mal olmuştur. Yıl sonu harcamamız 10,9 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Dolayısıyla etkin kullanılan bütçemizin gerçekleşme oranı yüzde 99,95'tir." bilgisini paylaştı.

Fidan, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'yle de bakanlığa 31,4 milyar TL ödenek tahsis edilmesinin öngörülmekte olduğunu, bütçenin yaklaşık yüzde 55’inin yurt dışı teşkilat harcamaları olduğunu belirtti.

Bakanlığın 2024-2028 stratejik plan hazırlık çalışmalarının tamamlandığını aktaran Fidan, "(Harcamaların) Yüzde 31’i ise uluslararası kuruluşlara katkı payı ödemelerimiz ile yurt dışındaki öğretmen okutman ve din görevlileri maaşları için harcanmaktadır. Buna ilaveten yüklendiği görevler çerçevesinde 4,2 milyar TL Ulusal Ajans ve AB programlarına katılım olmak üzere AB Başkanlığı içinde toplam 4,6 milyar TL tutarında bütçe teklifi komisyonun onayına sunulmuştur. Türk Akreditasyon Kurumunun 2024 bütçe teklifi olan 266 milyon TL ödenekte onaylarınıza sunulmuş durumdadır." dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Dışişleri Bakanlığının 2024 yılı bütçesinin görüşmelerinde milletvekilleri söz aldı.

CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, son yıllarda Dışişleri Bakanlığına ayrılan ödeneğin genel bütçe ödeneğine oranının sürekli düştüğünü belirtti.

Tan, AK Parti hükümetleri döneminde, Dışişleri Bakanlığının sistemli olarak dış politika yapım süreçlerinin dışında bırakıldığını, son 10 yılda Bakanlığın en üst düzey bilgi ve birikimine sahip kadrolarının siyasi gerekçelerle geri hizmetlere çekildiğini savundu.

Dışişleri Bakanlığında meslek dışı büyükelçi atamaları sayısının giderek arttığını dile getiren Tan, "Siyasi üst düzeyli atamaların sayısı artıyor. Büyükelçiliklere meslek dışından gelenlerin, yani siyasi atamayla belirlenmiş olanların sayısı 22'ye ulaştı. Merkezde genel müdürlük seviyesindeki 30'a yakın makamın 10'u meslek dışı kişiler tarafından yürütülüyor. Bu yaklaşım, Dışişleri Bakanlığınızın yüz yıllara dayalı mesleki uygulamalarına aykırı." diye konuştu.

Tan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Can Atalay hakkındaki kararlarının uygulanmadığını, Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini söyledi.

İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarına değinen Tan, sivillere yönelik her türlü şiddeti kınadıklarını belirtti.

Ateşkesin bir an önce sağlanması ve artık bir tek sivilin dahi katledilmemesini temenni ettiklerini vurgulayan Tan, şunları kaydetti:

"İsrail'i telin anlamında artık gülünç hale gelmiş içecek boykotları yapılırken; İsrail'e kapsamlı askeri, ticari ve siyasi anlaşmaların tek taraflı askıya alınması talepleri neden duymazlıktan geliniyor? Türkiye'nin sivil halkın katliamını durduracak bir caydırıcılığa sahip olmaması çok düşündürücüdür. Ne caydırıcılık ne yapıcı arabuluculuk kapasitesine ne de çatışmaları durduracak etkiye sahibiz. Doğru dürüst çalışılmadan ortaya attığımız garantörlük önerimiz tartışılmadı bile. Bunlar dış politikamız bakımından önemli zaaflara işaret ediyor."

HEDEP Diyarbakır Milletvekili Berdan Öztürk, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana demokrasi ve özgürlük ilkeleri yerleşmediği için en temel sorunların giderek travma hale geldiğini ve yıkıcı sorunlara neden olduğunu savundu.

Öztürk, "Türkiye'de darbeler, çeteler, kutuplaşma ve emek sömürüsü gibi birçok önemli sorunun temelinde Kürt sorunu yatıyor. Ayrıca bölgesel krizlerde Türkiye'yi çözümün değil sorunun parçası haline getiren yaklaşım esas alınıyor. Kürt halkının statüsünün devamında ısrarcı olan güvenlik politikasının devlet stratejisinin merkezine alınması söz konusudur." ifadelerini kullandı.

- "Hamas, terör örgütü değildir"

İYİ Parti Adana Milletvekili Bilal Bilici, Dışişleri Bakanlığının Türkiye'nin güncel ihtiyaçlarına cevap veremediğini, yurt dışındaki temsilciliklerde liyakatli kariyer diplomatlarının görevlendirilmediğini ileri sürdü.

İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılara değinen Bilici, Gazze'nin adeta açık cezaevine dönüştüğünü, İsrail'in işgal ettiği topraklardan çekilmesi gerektiğini kaydetti.

Bilici, "Bugün İsrail, tarihinin en uç hükümetiyle, en tahammülsüz, dar görüşlü ve kuşatılma psikolojisiyle, güvenlik paranoyasının en tepede olduğu bir dönemi yaşamaktadır. Üstüne üstlük ABD'nin İsrail'e sağladığı koşulsuz destek İsrail'i cesaretlendirmekte ve çatışma sürecinin uzamasına da sebep olmaktadır." dedi.

Saadet Partisi Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarını anımsatan Torun, "Hamas, bir terör örgütü değildir. Hamas, uluslararası hukuka göre işgal altındaki topraklarını kurtarmaya çalışan bir kurtuluş örgütüdür, ordudur. Hamas, Filistin'in Kuvayimilliyesidir." diye konuştu.

Artık, kınamaların ötesinde eyleme geçilerek İsrail'in durdurulması için yaptırımların devreye sokulması gerektiğini dile getiren Torun, "İsrail ile ticaret durdurulmalı, finans kaynakları dondurulmalı, petrol sevkiyatı kesilmelidir. İsrail gemileri limanlarımızda yasaklanmalı, hava sahası ve havalimanları İsrail varışlı kalkış ve uçuşlar için kapatılmalıdır." önerilerinde bulundu.

- "AK Parti dış politikada yeni bir vizyon ortaya koydu"

MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, son yıllarda siyasi, sosyal ve güvenlik gibi her alanı etkileyen ve derinleşen gelişmelerin yaşandığını, bu durumun bütün dünyada yeni arayışlara neden olduğunu belirtti.

Küreselleşme tartışmalarının yerini yerelleşmeye bıraktığını dile getiren Özdemir, mevcut durum içerisinde herhangi bir dengeden söz edebilmenin mümkün olmadığını, rekabet ve çatışma koşullarının her sahayı kapladığını kaydetti. Özdemir, şöyle konuştu:

"Yaşanan gelişmeler hemen her coğrafyada insanlığın huzurunun bozulduğunu, istikrar ve güven ortamının sarsıldığını, yeni krizlerin yaşanma potansiyelini ortaya koymaktadır. Gelinen aşama, insanı temel alan barış ve istikrardan yana politikaların geliştirilmesinin zorunluluk haline geldiğini açık bir şekilde karşımıza getirirken, tüm insanlığın beklentisi de elbette bu yöndedir. Bu anlamda Türkiye, 21. yüzyılda vasat bulan krizler karşısında Ankara merkezli bakış açısıyla geliştirdiğimiz politikalarıyla pek çok çevreden pozitif anlamda ayrışmaktadır. İzlenen yapıcı politikalarla milli hak ve menfaatlerimiz garanti altına alınıyor. Muhtemel olumsuz gelişmelerin yaratacağı geniş çaplı tahribatın önüne geçebilmek adına gayret gösterilmektedir."

AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, Türkiye'ye karşı açık veya örtülü onlarca saldırının olduğunu ancak Türkiye'nin bu saldırıların hepsinin üstesinden geldiğini belirtti. Türkiye'nin 2002 öncesindeki dış politikasına değinen Erdem, şunları söyledi:

"Türkiye'de 2002 öncesi savunmacı bir dış politika hakimdi. Bu süreçte içe kapanık, dışlayıcı, milliyetçiliğe dayalı anlayış vardı. Türkiye, Batı eksenli, bölgesinin düzeninin pasif bir öznesi olarak kurgulanmıştı. Toprak kaybetme korkusu ile sınırları yanına hapsedilen bir Türkiye vardı. Türkiye'nin minimize edilmiş bir hareket alanı vardı. Ordunun bütün dış politika konularında tanımlayıcı olduğu dönemlerdi ancak AK Parti'nin iktidar gelmesiyle dış politikada yeni bir paradigma devreye sokuldu. AK Parti dış politikada yeni bir vizyon ortaya koydu.

AK Parti hükümetleri döneminde dışlayıcı ulus devlet anlayışından demokratik milli devlet anlayışına geçildi. AB ile ilişkiler bağlamında demokratik hamlelerle bu vizyon ve anlayış güçlendirildi. Dış politikanın aktörleri değişti ve Türkiye'nin yeri yeniden konumlandı. Türkiye, Batı'nın temsilcisi ve sözcüsü olmaktan çıkarak medeniyet eksenli yeni bir dış politika oluşturdu. AK Parti, küresel ölçeklere demirleyen bir dış politika vizyonu getirdi. Diplomatik temsilcilik sayısında dünyada 5. sıradayız. Türkiye temsilciliklerdeki bu genişlemeyi ekonomik genişlemeyle de besledi. Türkiye birçok yerde inisiyatif alarak bölgesel ve küresel sorunların çözülmesinde aktif rol almış ve aktör ülke olmuştur."

HEDEP Muş Milletvekili Sezai Temelli, hükümetin dış politikada hamaset yaparak sürekli partilerini suçladığın ileri sürdü.

Temelli, hükümetin sorunların çözümünde diplomasiyi tercih etmediğini, bütün sorunları çivi olarak görüp, elindeki çekiçle bu sorunları çözmeye çalıştığını savundu.

AK Parti'nin çözüm sürecindeki tutumunu anımsatan Temelli, Kürt sorununun küresel bir sorun hale geldiğini, bu sorunun diyalog ve barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini kaydetti.

CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, dünyanın çok kutuplu bir yöne doğru gittiğini, bölgesel savaşların yaşandığını, bu gerçeklere karşın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın sunumunda geleceğe dönük bir vizyon görmediklerini iddia etti.

Bir ülkenin başarılı olmasında dış politikanın tek başına yeterli olmadığını ifade eden Türeli, "Dış politika ekonomi başta olmak üzere diğer alan ve sektörlerle de iç içe. İstediğiniz kadar yetişmiş diplomatlarınız olsun, ekonomi başta olmak üzere diğer alanlardaki durumlar iyi değilse sonuç alınmaz." dedi.

AK Parti'nin dış politikasını eleştiren Türeli, "AKP iktidarları döneminde dış politikada istikrarsız, tutarsız ve zikzak politikalar izlendi. Bu dönemde Atatürk'ün 'Yurtta sulh cihanda sulh' ilkesi kağıt üzerinde kaldı. Komşularla sıfır sorun hedefi olmadı. Dış politikada ciddi zararlar oldu ve bu zararlar telafi edilmiş değil. AK Parti için AB ile ilişkiler ilk dönemde stratejik bir önemdeydi. Ama şu an AB'ye üyelik de tamamen kapanmıştır." diye konuştu.

MHP Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoy, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarına işaret ederek Türkiye'nin bu zulme karşı sessiz kalmasının mümkün olmadığını vurguladı.

"Hamas, Filistin'in gerçeğidir. Türkiye Batı ülkeleriyle aynı düşünmek zorunda değil" diyen Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya ziyareti sırasındaki açıklamalarını aktardı.

Erdoğan'ın Türk halkının göğsünü kabarttığını vurgulayan Ersoy, "Türkiye artık birçok alanda dışa bağımlı değildir. Savunma sanayinde üretim yapan ve bu ürünleri ihraç ede ülke durumundadır. Bizim kimseye mecburiyetimiz kalmamıştır. Türkiye sahada ve masada güçlü bir politika izliyor. Türkiye her alanda küresel düşünen ama yerel düzeyde etkinlik gösteren bir diplomasi yürütmektedir." şeklinde konuştu.

- "AK Parti döneminde daha cesaretli bir politika izlendi"

AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, AK Parti iktidarlarında dış politikada köklü değişikliklere gidildiğini, dünyanın her tarafında temsilcilikler açılarak Türkiye'nin politikalarını anlattığını vurguladı.

Türkiye'nin ihmal edilen Afrika ülkeleriyle özel olarak ilgilendiğine dikkati çeken Güneş, "AK Parti döneminde pasif ve edilgen politikalardan vazgeçilerek daha aktif bir politika izlendi. AK Parti hükümetleri, dış politikada 'AB veya ABD ne der?' anlayışından vazgeçerek 'halkımız ne der, Allah ne der?' anlayışına geçti. Daha cesaretli ve adil bir politika izlenmeye başlandı." diye konuştu.

Türkiye'nin PKK ve diğer terör örgütlerine yönelik mücadelesine de değinen Güneş, Kürtlerle bir sorunlarının olmadığını, verilen mücadelenin terör örgütlerine karşı yapıldığın söyledi.

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Türkiye'nin saygın bir hukuk ve demokratik değerlere sahip olmadığını, bunun temel sorunlar arasında yer aldığını ileri sürdü.

Yeneroğlu, daha önceki hukuk devleti olma yolunda atılan adımların da tersyüz edildiğini, bu durumun Türkiye'nin dış politikada elini zayıflattığını, bu nedenle bir an önce hukuk devletine dönülmesi gerektiğini kaydetti.

İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türklerinin durumuna dikkati çekerek Türkiye'nin bu konuda elinden geleni yapması ve Urumçi'de konsolosluk kurulmasının düşünülmesi gerektiğini söyledi.

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, Yunanistan'ın Ege Denizi'ndeki bazı adaları silahlandırdığını belirterek Türkiye'nin bu konuda hangi adımları attığını sordu.

Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Selim Temurci, dış politikada dünyadaki değişimlerin Türkiye'yi de etkilediğini belirtti.

ABD ve Rusya'nın bölgedeki faaliyetlerine dikkati çeken Temurci, "Türkiye'ye karşı bir çevreleme politikası var. Türkiye'nin güney komşusu ABD ve Rusya oldu. ABD, Dedeağaç'a kadar yerleşmiş durumda. Bu gelişmeler Türkiye'nin yeni bir dış politika vizyonuna ihtiyacının olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin yumuşak güç olması için hukuk, demokrasi ve uluslararası kurumlarda güçlü olması lazım." dedi.

Temurci, ekonomik durumun Türkiye'nin dış politikadaki elini bağladığını söyledi.

 

 

  • Beğen
YORUM YAZIN